Değiştirilebilir başlıklı
tuvalet fırçası. Nihayet.

Tiksinme Çizgiyi sola çek.

Tuvalet fırçasının kirlenen başlığını at, yenisini tak. Sap kalır. Sen tiksinmezsin.

Durumu konuşalım

Herkesin banyosunda bir tane var.

Köşede durur. Haznesinde su bekler.

Aylardır aynı başlıkla çalışır.

Kimse bakmak istemez. Kimse dokunmak istemez.

Kimsenin suçu değil.

Durum bu.

At. Tak.
Bitti.

  1. Sapı tut.

    Elin yalnızca sapa değer. Hep öyle kalacak.

  2. Eski başlığı at.

    Tek hareketle doğrudan çöpe. Başlıkla göz göze gelmen bile gerekmez.

  3. Yenisini tak.

    Klik. Fırça ilk günkü gibi. Durum kapandı.

klik

İki parça.
Tek fikir.

Sap
Kalıcı. Bir kez alırsın, yerinde kalır.
Bağlantı
At-tak. Saniyeler süren tek hareket.
Başlık
Değişen tek parça. Kirlenince gider, elin değmez.

Çizimden çıktı.
Banyoya girdi.

Önce ekranda. Sap, bağlantı, başlık: her parça önce çizildi, ölçüldü, yeniden çizildi. Temsili illüstrasyon.

Sözlük

tiksinme

/tik·sin·me/

  1. fiil, olumsuz emir. İğrenme; elini çekme; yüzünü buruşturma.
  2. isim. Başlığı değiştirilebilen tuvalet fırçası. Sap kalır, başlık değişir.

durum

/du·rum/

  1. isim. Tuvalet fırçasının, kimsenin adını koymak istemediği o hâli.
  2. bkz. tiksinme.

Evde.

Banyonun en çok görmezden gelinen köşesi. Başlık eskidiğinde at, yenisini tak. Fırçayla aranız hiç bu kadar mesafeli olmamıştı.

İşletmede.

Misafiriniz menünüzü unutur, tuvaletinizi unutmaz. Düzenli başlık tedariğiyle o vitrini birlikte ayakta tutarız.

İşletmeler için partnerlik

Başlık değişir.
Durum değişir.