tiksinme
/tik·sin·me/
- fiil, olumsuz emir. İğrenme; elini çekme; yüzünü buruşturma.
- isim. Başlığı değiştirilebilen tuvalet fırçası. Sap kalır, başlık değişir.
Değiştirilebilir başlıklı
tuvalet fırçası. Nihayet.
Tuvalet fırçasının kirlenen başlığını at, yenisini tak. Sap kalır. Sen tiksinmezsin.
Durumu konuşalımHerkesin banyosunda bir tane var.
Köşede durur. Haznesinde su bekler.
Aylardır aynı başlıkla çalışır.
Kimse bakmak istemez. Kimse dokunmak istemez.
Kimsenin suçu değil.
Durum bu.
Elin yalnızca sapa değer. Hep öyle kalacak.
Tek hareketle doğrudan çöpe. Başlıkla göz göze gelmen bile gerekmez.
Klik. Fırça ilk günkü gibi. Durum kapandı.
/tik·sin·me/
/du·rum/
Banyonun en çok görmezden gelinen köşesi. Başlık eskidiğinde at, yenisini tak. Fırçayla aranız hiç bu kadar mesafeli olmamıştı.
Misafiriniz menünüzü unutur, tuvaletinizi unutmaz. Düzenli başlık tedariğiyle o vitrini birlikte ayakta tutarız.
İşletmeler için partnerlik